<<   Kırmızı Kaliforniya Solucanı   >>

Kırmızı Kaliforniya solucanı tamamen kültür solucanıdır ve farklı bir vücut yapısına sahiptir. Lümboritsid türü solucanlardan halkalı solucan sınıfındandır. Kaliforniya solucanının farklı vücut yapısı ve ölçüleri bulunmaktadır. Solucanın uzunluğu 60 – 130 mm. Kalınlıkları maksimum 7,5 mm olup vücudunun baş kısmı kalındır. Koyu turuncu renklilerdir ve kaslı, güçlülerdir. Vücudunun uç kısmı ön kısma göre daha zayıf ve incedir. Vücudunun baş kısmında ağzı bulunur ve kuyruk bölgesinin ucunda ise rektum vardır.

Kırmızı Kaliforniya Solucanları (Eisenia Foetida) ücret ödeyerek para harcadığınızı düşünmeyin çünkü kısa sürede organik gübreye vermiş olduğunuz parayı verim hızı ve kaliteli ürün alarak geri alabiliyorsunuz. Solucan gübresini ne kadar fazla kullanırsanız ürününüz o kadar hızlı yetişir ve bir o kadar mineral bulundurur. Dünya’nın değişik ülkelerinde hızla yayılan ve gelişmiş ülkeleri tarafından seri bir şekilde üretimi yapılan bu doğa harikası solucanlar sizler için organik ve sağlıklı ürünler üretiminde gayet başarılılar.

Genel olarak segment sayısı 80 – 110’dir. Kafa kısmının segment epilobiktir ve bünyesinin ön tarafındaki segmentler daha iridir ve turuncuya yakın, parlak kırmızı renkleri bulunmaktadır. Vücuttaki segmentler arasında pigmentler bulunmadığı için baktığınız da çizgili ve halkalı görünmektedirler. Yaş itibari ile ufak olan solucanlarda pigmentasyon görüntüsü daha koyudur.

Kırmızı Kaliforniya solucanı vücut hatların da ön kısım da 9-12 mm. kısımlar arasında erkek veya dişi üreme organları bölümü bulunmaktadır. Dişilik organı sırt kısmına yakın bulunur, erkeklik organı ise gözenekleri kıla benzer şekilde “C” şeklinde yastık gibi bir görünüme ve yastık yapısına sahiptir. Bütün vücutları şeffaf epitelyum ile kaplıdır.

Kırmızı Kaliforniya solucanı çift cinsiyetlidir fakat üremeleri için iki karşıt cinsin birleşmesi gerekmektedir. Yumurtalarını ise 7 gün içinde uygun şartlarda kozalara bırakarak üremektedirler. Kozaların şekilleri ise oval bir limona benzer ve koza büyüdükçe rengi değişiklik göstermektedir. Bir kozanın içerisinde 1 ila 21 arasında yavru bulunmaktadır. Kozadan çıkan yavruların uzunluğu 4 mm ila 7 mm arasında değişiklik gösterir ve çıplak gözle baktığınız da ise ince bir ipe benzemektedir. Sırtların da bulunan kırmızı omurgaları ile fark edilmektedirler.

Doğumu gerçekleştikten sonra ağırlıkları 1 mg olan yavrular hızlı bir şekilde beslenmeye başlayarak 2 ay içerisinde 300-350 mg olurlar. Yumurtadan çıktıktan 9-10 hafta sonra ergenliğe ulaşırlar. 6 ay gibi kısa bir süre içerisinde solucanların ağırlıkları 2 grama ulaşarak yetişkin hale gelirler. Yumurtlama süresi yetişkinliğe ulaşan solucanların yaz ayların da 3 ay gibidir.

Mayıs ayında başlayan bu yumurtlama süresi temmuz ayının sonuna kadar devam eder ve her solucan en az 17-25 arası koza bırakabilir. Normal şartlar da bu yumurtalardan 3 yumurtanın yaşaması mümkündür. Kırmızı Kaliforniya solucanının hareket işlevini vücudundaki kas sistemi ile sağlamaktadır. Uzunlamasına hareket eden solucanlar toprağı delerek içerisine giremeye çalışırken kaslarını kullanmaktadırlar torbalar şeklinde hareket ederler.

Normal şartlar da solucanlar toprağın havalanmasında çok etkilidirler ve hesaplamalara göre bir metre kareye 100 tane solucan olduğu kanıtlanmıştır. Solucanlar yaz ayları boyunca 1000 metre yol alırlar toprakta gözenekler açarak toprağın havalanmasını sağlar. Toprak içerisinde sürekli hareket halinde bulunan solucan organik olarak toprakta bulunan besinlerden beslenerek toprağın mineral bakımından zenginleşmesini sağlamaktadır. Solucanların toprakları enzim yapma güçleri çok fazladır. Kendi ağırlıkları kadar toprağı günlük olarak enzim yaparak dışarı atarlar.

Kırmızı Kaliforniya solucanı vücut yapısı itibari ile iki borunun bir biri içerisine geçmesine benzer, dış borusu bünyeyi kaplayan deridir, iç boru da sindirim sistemini oluşturur. Bu iki boru arasında bulunan kısmı ise sıvı ile dolu bulunmaktadır. Solucanlar gübreleme yaparak toprakta yeşillenmeye, şekillenmeye ve verimliliği artırmaya yarayarak toprağı organik olarak beslemektedir.